Lotus çiçeği, karanlığın içinden güneşe uzanan bilge… Çamurun bulanıklığından berrak suya uzanan bir tohum… O balçığın içinden çıkamaz diye sınırlandırdığımız sonsuz güzellik… İnsanoğlunun bitkide vuku bulmuş hali, lotus…
Tüm karanlığına, tüm sınırlılıklarına rağmen içsel mücadelesini verip sonsuzluğa, ışıldayan yanına ulaşmış lotus…
Nereden mi çıktı bu lotus çiçeği şimdi?
Lotus çiçeği çamurun, kirin, suyun içinde yetişen, üzerine düşen her bir tozu temizleme yeteneğine sahip, bir çok faydası bulunan, sonsuzluğu, ruhsal uyanışı, ruhun saflığını sembolize eden, bir çok kültürde göze çarpan bir çiçek. Yogada ise aynı isme sahip olana asana (duruş, poz) padmasana, lotus duruşu. Çiçeğin anlamıyla paralel olacak şekilde lotusa ulaşmak zaman alıyor. Bedenin sınırlılıkları çok çalışmayı, bir lotus çiçeği gibi açılmayı, daha çok öğrenmeyi, tekrar tekrar, yılmadan denemeyi, bazen hayal kırıklığına uğramayı, bazen umulmadık anda şaşırmayı, bakış açışını değiştirmeyi göze almayı aynı zamanda içindeki karanlıktan o berrak alana, o içsel bilgeliğe ulaşmakta kararlı olmayı beraberinde getiriyor.
İçsel yolculuğumuzun her bir aşaması doğada var aslında… Bir çiçeğin sınırlılığı onu köküne bağlayan şeyken, sınırlarını aşması ise özgürlüğüne, sonsuzluğa kavuşturan… Karşıtlıklar bütünü bizi dengede tutan, bizi özgür kılan…
Bir insanoğlu olarak ne kadar da sınırsız varlıklarız… Bir o kadar da sınırlandırılmış…
Sınırı olmayan sonsuz bir düşünme, üretebilme, yaratabilme gücümüz var… Aynı zamanda yapabileceklerimiz kendi sınırlarımız dahilinde.
Sınırlarımız var mesela geçilmemesi gereken… Sonsuz kabul yetisine sahibiz bir taraftan.
Bedenimizle ilgili sınır algımız var mesela; ben bunu yapamam, ben yaşamım boyunca uğraşsam bu asla olmaz dediğimiz… Aynı zamanda en ince detayı düşünülerek tasarlanmış bedenin daha bilmediğimiz, keşfetmeye açık sonsuz yapabilecekleri.
Sonsuz olan düşünme kapasitemize rağmen takılıp kaldığımız, zihnin sınırlılıkları içinde kaybolduğumuz bir alan var.
Kendi sınırlılıklarımızın içinde kalmış halimize rağmen sonsuz yaratım gücümüzü keşfetme becerimiz.
Nedir Sınır? Nedir Sonsuzluk?
Kendi zihnimizin yarattığı bir illüzyon mu?
Çok uzakta aradığın şey kendi içinde mi yoksa?
Sınırlı dediğin şey sonsuz mu yoksa?
Lotus çiçeği… Sınırlılıklarının içinden kendi bilgeliğini keşfeden çiçek…
Ve lotus pozu bu yaşamımda bulacağımı düşünmediğim, beklenti yaratmadığım, kendi içsel yolculuğumda yürümeye, gelişmeye devam ettiğim, hiç ummadığım bir zamanda içimdeki bilgelikle gelen lotus…
Sınırlarımın içinde sonsuz bir ben… ‘Lotus’
Kendi lotus bilgeliğimi keşfetmemde emeği olan Gül Dirican’a sevgilerimle…
Gamze





