Tag

ben
Nereden başlasam, nasıl anlatsam? Ne orada ne buradayım. Gelsem buradayım, yokken oralardayım. Gitmeyi beklerken daha çok oradayken, buradayken oraya kaymaktayım. Bir tarafta alışmış olduğum bir yer varken. Bir tarafta ise alışmakta olduğum bir yer var. Neresi daha ben? Nerede daha çok kendimi bulmaktayım? Kendimi nerede bulmaktayım? Kendimi bulmakta mıyım? Yoksa hepten kaybetmekte mi? Kendimi bulmak...
Her çıktığın uzun yol, sonrasında bir kavuşma anını bekler. Her çıktığın yolun sonunda vardığın bir yer vardır. Belki bir ülkeden diğerine varırsın, belki kucaklaşmayı bekleyen biri vardır seni bekleyen, belki bilmeksizin varacağın yeri, kavuşmayı bekler gideceğin yerde seni bilinmez. Çıktığın her yolda kavuşacağın bir yer vardır, ya da biri… Her yol kendi bilinmezliğinin güzelliğini taşır....
Her yolculuk heyecan vericidir, her başlangıç bilinmez… Kısa ya da uzun fark etmez. Birkaç gün önceden bavul hazırlanır, tatlı bir telaş hakimdir evde. Hele bir de uzak diyarlaraysa yolculuk, hep bir şey unutup unutulmadığı kontrol edilir, bir dolu liste yapılır. “Aman bir şey aksi gitmesin” diye. Hele benim gibi kontrolcü biri için durum günler öncesinden...
Lotus çiçeği, karanlığın içinden güneşe uzanan bilge… Çamurun bulanıklığından berrak suya uzanan bir tohum… O balçığın içinden çıkamaz diye sınırlandırdığımız sonsuz güzellik… İnsanoğlunun bitkide vuku bulmuş hali, lotus… Tüm karanlığına, tüm sınırlılıklarına rağmen içsel mücadelesini verip sonsuzluğa, ışıldayan yanına ulaşmış lotus… Nereden mi çıktı bu lotus çiçeği şimdi? Lotus çiçeği çamurun, kirin, suyun içinde yetişen,...