Ne Kadar Andasın O Kadar Yaşamdasın

Yaşamımızda başımıza gelenlerin bir anlamı olduğuna inandım hep. Ne oluyorsa vardır bir hayır. Vardır elbet öğrenmem gereken, görmem gereken bir şey! Belki durmam gerektir, nefes almam sadece, bazen söylemem gereklidir içimden geldiğince, bazen bakmam gereklidir yavaşlayarak, görebilmem için burnumun ucundakini, ne kadar gelirse evrenden mana o kadar yakınımdadır anlam, ne kadar derinse yaram o kadar aydınlıktır kafam, ne kadar yorulmuşsa ruhum o kadar koşmaya hazırdır canımda kalan, ne kadar gözden uzak olursa olsun karanlıkta kalan yarım, açılmayı bekler bende kalan… Belki basit bir soğuk algınlığıdır bunu hatırlatan; nefesim ben de hep var olan, belki bir incinmedir; şükür beni ayakta tutan bir bedenim var, ya da bir köpek ısırığıdır; iyi ki yaşamda bir ben var!

Tam da bir hafta önce yaşadığım bir köpek ısırığı bana bu anda bunları yansıttıran. Hiç aklımdan geçirmediğim üç köpek sahibi olan ben, aklımın ucundan bile geçmeyen bir ısırılma vakasıyla karşı karşıya kalan ben. Sakin bir eğitim günü sabahında yine zihnimde dolup taşanlarla olduğum bir dönemden “Dur, Nefes Al ve Dinle”! mesajıydı tüm bu yaşananlardan arda kalan! Beklenmedik bir zamanda, ummadığım anda, geleceğini fark etmediğim, olacağını aklımın köşesinden bile geçirmediğim şekliyle oldu orada o anda. İşte yaşamda tam öyle bir şeydi anlamlandırana. Tek bir andı beni eğitim yolundan hastane yoluna saptıran. Tek bir andı heyecanla çarpan kalbimin, korku içinde atan bir kalbe dönüşmesi. Tek bir andı gülen yüzümün, yaşlı ve çaresiz bir yüze dönüşmesi. Ne kadar da savunmasızdı beden, beklemediği bir anda gelen saldırıya, ne kadar ürkmüştü zihin, burkulmuştu kalp o andan kalanlardan.

Ve orada fark etmiştim yeniden ben, yaşamdan bize kalan, sadece burada olan! Ne kadar da önemsizdi o an senin dışında olan!
Ve sonra yeniden durup bakmıştım, neydi görmem gereken! Dinle! Ne diyordu evren!

Hatırla; acıyan “yarana” rağmen şefkat duymayı, hatırla senden öte bir sen olduğunu, bak ve gör ne kadar da küçüktü seni mutlu eden anlar, şeyler değildi seni sen yapan, insanlardı kalbine iliştirdiğin mutluluk, yarana yapılan pansumandı başını çevirdiğin, bir o kadar yakından görmek istemediğin, bir bakmışsın oymuş iyi ki dediğin. Bir o kadar yanında sandığın, bir bakmışsın uzakta bıraktığın, bir o kadar uzakta bıraktığın bir bakmışsın canında olan.

Bir bakmışsın iyileşmeye başlamış kapanmaz dediğin, bir bakmışsın görmüşsün, bir bakmışsın tam da buradasın, bir varmışsın, bir yokmuşsun…

Bakmışsın ve görmüşsün! Ne kadar andasın o kadar farkındasın. Bir bakmışsın ve fark etmişsin anda gelen manayı; “Yara ışığın içeri girdiği yerdir” demiş Mevlana. Sen ne kadar yaralısın, Korkma! O kadar ışıktasın! Geliyorsa yaradandan bil ki aşktasın! Sen ne kadar andasın o kadar yaşamdasın!

Yaşamdan

Gamze 

Related Posts

2 Responses

Leave a Reply