Nereden başlasam, nasıl anlatsam? Ne orada ne buradayım. Gelsem buradayım, yokken oralardayım. Gitmeyi beklerken daha çok oradayken, buradayken oraya kaymaktayım. Bir tarafta alışmış olduğum bir yer varken. Bir tarafta ise alışmakta olduğum bir yer var. Neresi daha ben? Nerede daha çok kendimi bulmaktayım? Kendimi nerede bulmaktayım? Kendimi bulmakta mıyım? Yoksa hepten kaybetmekte mi? Kendimi bulmak için beni hepten kaybetmem gerekmez mi? Peki nerede daha çok anlaşılırım? Bildiğim bir yer de mi yoksa bilmeye çalıştığım bir yerde mi? Ana dilimde konuştuğumda mı daha anlaşılır olurum yoksa konuşmadığım zamanlarda mı? Nedir bir yere ait olmak? Mekanlar mıdır bizleri bir yerlere bağlayan, yoksa bireyler mi? Peki ikisini birbirinden ayıran nedir? Nasıl hissettirir ben buradayım demek, ya da ben oradayım? Buradayken orayı, oradayken burayı özlemek… Kalp nerededir bilememek… Bir inmek, bir çıkmak, hep arada bir yerlerde kalmak, hep bir arafta olmak… Nasıl hissettirir bir türlü tam olarak anlaşılamamak? Hüzün ve mutluluğu bir arada yaşamak hep, hep bir şeylere uzak kalacakmışcasına…
Nedir yetebilmek, hem buraya, hem oraya? Kendime yetebilmek…
Ne zaman gelir kabulü hem orada, hem burada olmanın?
Anlaşılır mı insan bir gün, anlamaya çalışılır mı, hoş görülür mü, taktir edilir mi? Yaşanılmayan deneyimler hakkında oraya buraya serpiştirilmiş kelimeler yerini bir gün özenle sıralanmış mısralara bırakır mı?
Buradan orada olanlara, oradan burada olanlara selam olsun…
Biraz orada biraz burada görüşmek dileğiyle…
Kalbimden süzülenlerle oralarda ve buralarda olanlara sevgililer
Gamze





