Tag

yaşam
İstanbul’a indiğimde havaalanına ayak bastığımdan itibaren sanki hiç gitmemiş gibi hissediyorum buradan. Sanki zihnim, tüm benliğim başka bir bene dönüşüyor. Brüksel’deyken ise sanki hep oradayım gibi, alışkın olduğum bir yer, yabancılamadığım, yeni yeni yüzler, konuşulan yeni diller, yeni bir iş ve çalışma arkadaşları… Ama sanki hep orada vardılar. İstanbul’a geldiğimde yüzümde bir gülümseme, bir oh...
Çoğu kez her şey çok renkli görünür ? Başarılan her şey çok kolay, her şey olması gerektiği gibi ve yerli yerinde… Pek de bilinmez, yaşamın arka perdesinde olan biten, verilen mücadele… İnsan her şeyi yaşar bu hayatta; mutluluğu, hüznü, acıyı, aşkı, özlemi, hayal kırıklığını… Ve çoğu kez hep o renkli yaşamından bir şeyler paylaşır. Gülen...
Herkes ne kadar da aynıyken iki insan arasında ne kadar da uçurum var. Doğanın bize verdikleri sonsuzken, bir deniz kıyısı uçsuz bucaksızken bir çizgiyle ayrılıvermiş yüzeceğin alan. Bir tarafta sosyal medyaya yansıyan sahte hayatların ışıltısı, diğer tarafta gerçekten mutlu insanların sadeliği ve samimiyeti. Denizin maviden yeşile çalan tonları bir anda etrafımdaki her şeyi flulaştırmış, suyun...
Yaşamımızda başımıza gelenlerin bir anlamı olduğuna inandım hep. Ne oluyorsa vardır bir hayır. Vardır elbet öğrenmem gereken, görmem gereken bir şey! Belki durmam gerektir, nefes almam sadece, bazen söylemem gereklidir içimden geldiğince, bazen bakmam gereklidir yavaşlayarak, görebilmem için burnumun ucundakini, ne kadar gelirse evrenden mana o kadar yakınımdadır anlam, ne kadar derinse yaram o kadar...
Yaşam küçük şeylerden ibarettir aslında, o küçük şeyler büyür ve kocaman olur. Sen ne kadar sevgiyle yaklaşırsan etrafındaki her şeye, etrafındaki her şey kocaman olur. Küçük bir tohum kocaman ağaçtır, küçük bir gülüş mutluluk, küçük bir bakış anlamıdır hayatın. Küçük kardeş ise kaç yaşına girmiş olursa olsun hep küçüktür ama her şeydir… Ve birkaç satır,...
Yorucu, yıkıcı bir o kadar da farkındalıklarla dolu bir kaç hafta geçirdim. Size de öyle olmadı mı? Dolunaydı, tutulmaydı sıcaktı derken bir bakmışım yine yeni kapılar açılmış önümde, yeni farkındalıklar, kalbe giden yolda yine kalple gördüğüm yaşam… Ne zaman durmam gerekse bedenim konuşmaya başlar; ifade edemediklerim boğazımda düğümlenir, kendime yük ettiklerim omzumda ağırlık yapar. Ne...
Aslında her yeni günde yeniden doğduğumu anladım, her yeni doğan güneşe uyanabilmek yeni bir günde yeniden var olmaktı; yeni bir gün yeni bir deneyim, yeni bir an, yeni bir olgu, aldığım her nefes yeni. Kaç yaşına gelirsen gel aile sıcaklığına hep ihtiyaç duyulacağını anladım ve kaç yaşına gelmiş olursan ol ailen için hep çocuk kalacağını....
“Yaşam, birinin sana konuşmasını beklerken o sesin kendi içinde olduğunu fark etmendir.”    Gamze