Tag

ev
Nereden başlasam, nasıl anlatsam? Ne orada ne buradayım. Gelsem buradayım, yokken oralardayım. Gitmeyi beklerken daha çok oradayken, buradayken oraya kaymaktayım. Bir tarafta alışmış olduğum bir yer varken. Bir tarafta ise alışmakta olduğum bir yer var. Neresi daha ben? Nerede daha çok kendimi bulmaktayım? Kendimi nerede bulmaktayım? Kendimi bulmakta mıyım? Yoksa hepten kaybetmekte mi? Kendimi bulmak...
İnsan bir şeyleri kaybetmeyince değerini anlamaz derler ya… Doğruluk payı var. Her zaman kaybetmek olmayabilir bu. Belki uzak kalmak, özlem duymak, farklı yollar seçmek de olabilir… İnsan sahip olduklarını hep sonsuz sanar, bazen kıymetini bilmez bile… Bilenler, bilmeyenler için yaklaşık 2 senedir Belçika’da yaşıyorum. Burada yaşamak kendi seçimimdi, evet. Bilenler bilmeyenler için herşey göründüğü gibi...
İstanbul’a indiğimde havaalanına ayak bastığımdan itibaren sanki hiç gitmemiş gibi hissediyorum buradan. Sanki zihnim, tüm benliğim başka bir bene dönüşüyor. Brüksel’deyken ise sanki hep oradayım gibi, alışkın olduğum bir yer, yabancılamadığım, yeni yeni yüzler, konuşulan yeni diller, yeni bir iş ve çalışma arkadaşları… Ama sanki hep orada vardılar. İstanbul’a geldiğimde yüzümde bir gülümseme, bir oh...
Her çıktığın uzun yol, sonrasında bir kavuşma anını bekler. Her çıktığın yolun sonunda vardığın bir yer vardır. Belki bir ülkeden diğerine varırsın, belki kucaklaşmayı bekleyen biri vardır seni bekleyen, belki bilmeksizin varacağın yeri, kavuşmayı bekler gideceğin yerde seni bilinmez. Çıktığın her yolda kavuşacağın bir yer vardır, ya da biri… Her yol kendi bilinmezliğinin güzelliğini taşır....