Tag

gökyüzü
Şairlere dil döktürten Denizi mavi İstanbul  Aşıklara şarkı yazdıran  Ressamlara fırça tutturan Gökyüzü mavi İstanbul  Almışım çayımı elime Burnumda iyot kokusu Nedir sendeki hiç bir şehirde olmayan? Olsada kalbime dokunamayan? Kalabalıklar içinde kendimi bulduğum  Yalnızlığımda kaybolduğum Güneşinin parlaklığıyla İçimi ısıttığım Ne senle, ne de sensiz  İstanbul, İstanbul Gamze
Bırak geride kalanları öylece İzin ver hafiflemeye İzin ver ki geçsin gitsin yüreğinden sıkıştırmaya çalıştıkların sessizce Bırak artık sende olmayanları Bırak ki özgürleş Aç avuçlarını gökyüzüne neyse tuttuğun aksın öylece Çevir yüzünü güneşe bilginin ışığı aydınlatsın içini Ayın ışığı parlatsın kalbini Bırak gitsin, izin ver bitsin… Gamze
Herkes ne kadar da aynıyken iki insan arasında ne kadar da uçurum var. Doğanın bize verdikleri sonsuzken, bir deniz kıyısı uçsuz bucaksızken bir çizgiyle ayrılıvermiş yüzeceğin alan. Bir tarafta sosyal medyaya yansıyan sahte hayatların ışıltısı, diğer tarafta gerçekten mutlu insanların sadeliği ve samimiyeti. Denizin maviden yeşile çalan tonları bir anda etrafımdaki her şeyi flulaştırmış, suyun...
Ne zaman istanbulda yağmur yağsa ya da hava bozsa, buralar da bozar, bir deli rüzgar çıkar, deniz suyu bir anda çivi gibi olur. Rüzgar kumu kaldırır, bir toz bulutu belirir bir anda, çamın kurumuş iğneleri, adeta gerçek bir iğne gibi saplanır bedenime. Dışarısı güneşli halbuki, gökyüzü mavi, bulutlar beyaz… İçersine erken gelmiş sonbahar, tüyleri ürperten...
Uzun, yorucu, yüklerle, karmaşayla geçen bir süreçten sonra dört gözle o pazar gününü beklemiştim. O hafta hiç içim içime sığmadı, heyecanla günlerin hızla geçmesini bekledim. Bavulumu günler öncesinden hazırladım, son güne geldiğimde bir kaç eşya çıkardım, birkaç gün için fazlaydı sanki o küçük bavul. Hazırlayacağım bavul için kıyafet seçerken giymediğim şeyler olduğunu fark edip bir...