By

gamze
Çoğu kez her şey çok renkli görünür ? Başarılan her şey çok kolay, her şey olması gerektiği gibi ve yerli yerinde… Pek de bilinmez, yaşamın arka perdesinde olan biten, verilen mücadele… İnsan her şeyi yaşar bu hayatta; mutluluğu, hüznü, acıyı, aşkı, özlemi, hayal kırıklığını… Ve çoğu kez hep o renkli yaşamından bir şeyler paylaşır. Gülen...
Her şeyden biraz kalır demiş şair; “kavanozda biraz kahve, insanda biraz acı, insanda biraz mutluluk…” Hiç bir gidiş beklendik değildir, hep bir özlem bırakır geride. Yaşanan her an dolu dolu yaşanmış olsa da hep bir eksik kalır bir şeyler… Biraz pişmanlık kalır, biraz kızgınlık, biraz acı… Geride kalan her anı, ne kadar çok olsa da,...
Dönüşüm. Ne kadar da büyük bir kelime değil mi? Ama mümkün. Hiç mümkün değilmiş gibi gelse de mümkün. Etrafımızdaki her şey birer enerji diyor Don Miguel Ruiz; ‘‘hiç bir şey yok olmaz ama her şey dönüşür.’’ Bir hissin diğerine dönüşür asla yok olmaz, bakış açın başka bakış açısına dönüşür asla yok olmaz. Evrendeki her şey...
Her çıktığın uzun yol, sonrasında bir kavuşma anını bekler. Her çıktığın yolun sonunda vardığın bir yer vardır. Belki bir ülkeden diğerine varırsın, belki kucaklaşmayı bekleyen biri vardır seni bekleyen, belki bilmeksizin varacağın yeri, kavuşmayı bekler gideceğin yerde seni bilinmez. Çıktığın her yolda kavuşacağın bir yer vardır, ya da biri… Her yol kendi bilinmezliğinin güzelliğini taşır....
Bırak geride kalanları öylece İzin ver hafiflemeye İzin ver ki geçsin gitsin yüreğinden sıkıştırmaya çalıştıkların sessizce Bırak artık sende olmayanları Bırak ki özgürleş Aç avuçlarını gökyüzüne neyse tuttuğun aksın öylece Çevir yüzünü güneşe bilginin ışığı aydınlatsın içini Ayın ışığı parlatsın kalbini Bırak gitsin, izin ver bitsin… Gamze
Her yolculuk heyecan vericidir, her başlangıç bilinmez… Kısa ya da uzun fark etmez. Birkaç gün önceden bavul hazırlanır, tatlı bir telaş hakimdir evde. Hele bir de uzak diyarlaraysa yolculuk, hep bir şey unutup unutulmadığı kontrol edilir, bir dolu liste yapılır. “Aman bir şey aksi gitmesin” diye. Hele benim gibi kontrolcü biri için durum günler öncesinden...
Herkes ne kadar da aynıyken iki insan arasında ne kadar da uçurum var. Doğanın bize verdikleri sonsuzken, bir deniz kıyısı uçsuz bucaksızken bir çizgiyle ayrılıvermiş yüzeceğin alan. Bir tarafta sosyal medyaya yansıyan sahte hayatların ışıltısı, diğer tarafta gerçekten mutlu insanların sadeliği ve samimiyeti. Denizin maviden yeşile çalan tonları bir anda etrafımdaki her şeyi flulaştırmış, suyun...
Ne zaman istanbulda yağmur yağsa ya da hava bozsa, buralar da bozar, bir deli rüzgar çıkar, deniz suyu bir anda çivi gibi olur. Rüzgar kumu kaldırır, bir toz bulutu belirir bir anda, çamın kurumuş iğneleri, adeta gerçek bir iğne gibi saplanır bedenime. Dışarısı güneşli halbuki, gökyüzü mavi, bulutlar beyaz… İçersine erken gelmiş sonbahar, tüyleri ürperten...
Söyleyecek sözlerim bitmedi henüz, Paylaşacak anılarım Yüzümdeki gülümsemeye yenilerini eklemeli her gün Gözüne bakıp yüreğini gördüğüm Bir bütündü o anda hissettiğim Derine dalıp uzun uzun bakıştığım Alışmak istediğim, tanışmak yeniden Dokunmak iyileştirerek ve dokunulmak iyileşerek Kalbimin kalbine dokunduğu anda Dünyam o oldu bi anda Akarken yaşam ardı ardına Durdu zaman kazandı yaşam anlam Yeniden kavuşmanın...
1 2 3 4