Ne zaman istanbulda yağmur yağsa ya da hava bozsa, buralar da bozar, bir deli rüzgar çıkar, deniz suyu bir anda çivi gibi olur. Rüzgar kumu kaldırır, bir toz bulutu belirir bir anda, çamın kurumuş iğneleri, adeta gerçek bir iğne gibi saplanır bedenime. Dışarısı güneşli halbuki, gökyüzü mavi, bulutlar beyaz… İçersine erken gelmiş sonbahar, tüyleri ürperten...
Yaşam bir rollercoaster gibi; bazen bir düzlükte, bazen inişli, bazen çıkışlı… Bir bakmışın mutluluktan çığlık atıyorsun, bir bakmışın korkudan gözünden bir damla düşmüş. Yaşam denen bu rollercoaster kendi hızında, kendi sürecinde, olduğu gibi akarken ben inmek istiyorum diyemiyorsun. Neyse gelen bu süreçte onla kalmak zorundasın, iyi ya da kötü, istediğin ya da istemediğin şekliyle, zor...
Yaşamımızda başımıza gelenlerin bir anlamı olduğuna inandım hep. Ne oluyorsa vardır bir hayır. Vardır elbet öğrenmem gereken, görmem gereken bir şey! Belki durmam gerektir, nefes almam sadece, bazen söylemem gereklidir içimden geldiğince, bazen bakmam gereklidir yavaşlayarak, görebilmem için burnumun ucundakini, ne kadar gelirse evrenden mana o kadar yakınımdadır anlam, ne kadar derinse yaram o kadar...
Bizim evimizden yemek, içmek hiç eksik olmazdı. Hele pazar kahvaltısının mutlulukla bir ilgisi olmalıydı. Sadece bugün değil, çocukluğumdan bu yaşıma kadar süre gelen bir gelenek, bir ritüel, bir yuva, bir aile, bir sıcaklık, mutluluktu benim için pazar kahvaltısı. Soframızda olmazsa olmazdı peynir, zeytin, bir çeşitle yetinilmezdi hiçbir zaman. En az iki çeşit olmalıydı, reçelinden, balına,...
Omzumu inciteli neredeyse 4 ay olmuştu. Yaptığım yoğun yoga ve pilates pratikleri sonucu bir cuma akşamı hissetmeye başladım omzumdaki ağrıyı. Önce geçici bir şey olduğunu düşünmüştüm. Ağrı birkaç gün geçmeyince endişe etmeye başlamıştım. Voleybol oynadığım dönemde omzumdan sakatlanmıştım ve iyileşme sürecim oldukça uzun ve zorlu geçmişti. Bu süreci bildiğim için içimde bir korku oluştu. Zihin...
Yaşam küçük şeylerden ibarettir aslında, o küçük şeyler büyür ve kocaman olur. Sen ne kadar sevgiyle yaklaşırsan etrafındaki her şeye, etrafındaki her şey kocaman olur. Küçük bir tohum kocaman ağaçtır, küçük bir gülüş mutluluk, küçük bir bakış anlamıdır hayatın. Küçük kardeş ise kaç yaşına girmiş olursa olsun hep küçüktür ama her şeydir… Ve birkaç satır,...
Lotus çiçeği, karanlığın içinden güneşe uzanan bilge… Çamurun bulanıklığından berrak suya uzanan bir tohum… O balçığın içinden çıkamaz diye sınırlandırdığımız sonsuz güzellik… İnsanoğlunun bitkide vuku bulmuş hali, lotus… Tüm karanlığına, tüm sınırlılıklarına rağmen içsel mücadelesini verip sonsuzluğa, ışıldayan yanına ulaşmış lotus… Nereden mi çıktı bu lotus çiçeği şimdi? Lotus çiçeği çamurun, kirin, suyun içinde yetişen,...
Yıl 2014, aylardan Eylül, yine tatlı bir hava İstanbul’da, ılık, hafif esintili ama güneşli, içi ısıtan, kalbe dokunan, üşütmeyen bir hava… İçimiz huzurla dolu, yüzlerde gülümseme, kalplerde hafif bir burukluk, bu bir veda değil, yeniden yeni bir “ben’le” kavuşmak üzere bir hoşçakal… Yeni bir yolun başlangıcı,sonbahar gibi… Yaprakları dökme vakti, alabildiğine kırmızı, turuncu, sarı, hardal...
Uzun, yorucu, yüklerle, karmaşayla geçen bir süreçten sonra dört gözle o pazar gününü beklemiştim. O hafta hiç içim içime sığmadı, heyecanla günlerin hızla geçmesini bekledim. Bavulumu günler öncesinden hazırladım, son güne geldiğimde bir kaç eşya çıkardım, birkaç gün için fazlaydı sanki o küçük bavul. Hazırlayacağım bavul için kıyafet seçerken giymediğim şeyler olduğunu fark edip bir...
Yorucu, yıkıcı bir o kadar da farkındalıklarla dolu bir kaç hafta geçirdim. Size de öyle olmadı mı? Dolunaydı, tutulmaydı sıcaktı derken bir bakmışım yine yeni kapılar açılmış önümde, yeni farkındalıklar, kalbe giden yolda yine kalple gördüğüm yaşam… Ne zaman durmam gerekse bedenim konuşmaya başlar; ifade edemediklerim boğazımda düğümlenir, kendime yük ettiklerim omzumda ağırlık yapar. Ne...
Son yorumlar